Offshore Şampiyonası, Seyhan Baraj Gölü Ayağı
 
 
 
 
   
  ADANA  
   
 
Kulaktan kulağa dolaşan Adana efsaneleri
Bir Mühendislik Harikası: Alman Köprüsü
Adana tarihinin zenginlikleri
Adananın İlçeleri
Kebap Adana`da yenir...
 
  LİNKLER  
 
Cebit 2013 Hannover Tur Programları
Domotex 2013 Hannover Tur Programları
EMO 2013 Hannover Tur Programları
DURU ELEKTRİK & MÜHENDİSLİK
KEŞAN HAZIR BETON
Makina Odası
Saros Körfezi
Baskılı Tişört Modelleri
Sanal Edirne Köprüsü
 
  Adana`ya İlk Ziyareti  
Mustafa Kemal Paşa'nın 31 Ekim 1918 günü, Adana'da devralmış olduğu Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığının ömrü, 10 Kasım 1918 gününe kadar, 11 gün sürmüştür.
Adana`ya İlk Ziyareti

Osmanlı İmparatorluğu, gereksiz olarak girdiği harpten yenik çıkınca, ağır bir antlaşma imzalamak zorunda kalmıştı. Mütareke'nin imzalandığı 30 Ekim 1918 günü, Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığına tayin olunan Mustafa Kemal Paşa 31 Ekim 1918 günü, Adana'ya gelmiştir. Tayin edildiği yeni görevi, Alman kökenli (General) Liman Von Sanders Paşa'dan devralmıştı. Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşları sırasında, Alman Generalinin emri altında görev yapmış, aralarında, bazı görüş ayrılıkları yüzünden, tartışmalar geçmişti. Liman Von Sandres Paşa görevini, Mustafa Kemal Paşa'ya, Adana'da, şu konuşma ile devretmiştir;

"Ekselans; siz savaş cephelerinde, Arıburnu'nda ve Anafartalar’da çok yakından tanıdığım kumandansınız. Aramızda gerçi bazı olaylar geçti; fakat bunlar, nihayet bizi birbirimize daha yakın tanıtmış olmuşlardır. Dostluğumuzun yürekten olduğunu sanıyorum. Bugün Türkiye'yi terke mecbur edilirken, emrim altındaki orduları, Türkiye'ye ilk geldiğim zamandan beri takdirkarı bulunduğum bir kumandana teslim ediyorum. Bu büyük felaket içinde, üzüntü duymamak mümkün değil. Ancak ben, kumandayı size bırakmakla teselli buluyorum. Bu dakikadan itibaren emir sizindir. Ben, sizin misafirinizim,"

Mustafa Kemal Paşa'nın 31 Ekim 1918 günü, Adana'da devralmış olduğu Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığının ömrü, 10 Kasım 1918 gününe kadar, 11 gün sürmüştür. Bu kısa dönem, Mustafa Kemal Paşa ile Harbiye Nazın, Erkânı Harbiye Reisliği (Genel Kurmay Başkanı) ve Sadrazam arasında, şifreli telgraf düellosuyla geçmiştir.

Galip devletlerle antlaşma imzalanmıştı ama kapsadığı koşullar hem çok ağır hem kapanık görünümdeydi.

Türkiye'yi parçalamak isteyen düşmanlar, açıklık bulunmayan mütareke hükümlerinden diledikleri gibi yararlanmak için uğraşmışlardır. Mustafa Kemal, ileriye dönük sezilerini, yıldırım şifre tellerle, Bab-ı Ali'ye bildirmiştir. Yoğun telgraf trafiğinin akışı şöyle gelişmiştir;

Önce Mustafa Kemal Paşa, 3 Kasım 1918 günü 580/20 no.lu (Gayet Mahrem) işaretli şifre telle, görüşlerini 2. ve 7. Ordulara, Adana Hat Komutanlığı Müfettişliğine ve Valiliğe bildirmiştir. Kapsam bakımından Mustafa Kemal'in telgraf özeti şu şekildeydi;

"...Galip devletler tarafından uygulanmak istenen koşullar, müzakerelere memur edilecek kumandanlarımızın üstün azimleri ve güçlü davranışları nisbetinde hafifletilmiş olacaktır. Eğer bu görüşmeler iyi yürütülmezse bizim için koşullar daha da agırlaşabilir, hatta içinden çıkılmaz bir hal alır. Şimdiden bu açıdan hazırlıklı bulunmak gerekir. Bu amaçla:

1.  Lazkiye'nin kuzeyinden Hanşeyhun güneyine geçen ve doğuya uzanan hattın, Suriye sınırını teşkil etmesi,
2.  İskenderun ile Antakya, Cebelsem'in ve Kilis yöresinin Türklerle dolu bulunması, Halep ahalisinin de dörtte üçünün -Arapça konuşan- Türkler olması nedeniyle, görüşmelerde bu gerçeğin esas alınması,
3.  Mütareke koşullarında yeterince açıklık bulunmadığından, daha geniş bilgiler gelinceye kadar, karaya düşman kuvveti çıkartılmaması,
4. Toroslardaki tünellerin galip devletlerin elinde tutulması öngörülüyorsa da, bizim askerlerimizin de, muhafaza için, buralarda kalmasının sağlanması,
5. Gerekirse galip devletler temsilcileriyle XV. Kolordu Kumandanı Ali Rıza Paşa, XII. Kolordu Kumandanı Fahrettin (Altay) Bey, Grup Sıhhiye Müfettişi Dr. İbrahim Tali (Öngören) Bey ile Vilayet Yabancı İşler Müdürü'nden oluşturulacak bir müzakere heyetinin 5 Kasım 1918 günü Adana'da hazır bulundurulması,
6.  H. Ordunun, grup bölgesindeki kıyılarda bulunan torpilleri temizlemek için bir deniz birliği hazırlanması, ancak emir almadıkça torpilleri taramaması,
7.    İlga  edilen  karargahların,  ilerideki  görevleri  önemli bir şekle dönüşebileceğinden, Almanlar'ın teslim edecekleri eşyaları toplayacak olan heyetlerin kalıcı bir nitelikte güçlendirilmesi."
Mustafa Kemal'in karargahı Hacı Seyit Ağa'nın bağındaydı. 4 Kasım 1918 günü, şehir içinde de bir (Menzil Müfettişliği) kurdu.

5 ve 6 Kasım günlerinde, Mustafa Kemal kendilerine bağlı birliklerin kumandanlarına, İstanbul’da Sadrazam ve aynı zamanda Harbiye Nazın olan Ahmet izzet Paşa'ya yıldırım telgrafları gönderdi.

Bu telgraflarında, Mustafa Kemal, İngilizlerin İskenderun’a asker çıkararak işgal etmelerine karşın bunlara ateşle karşılık verileceğini, hatta 7. Orduyu harekete geçirecek yollarını kesmek suretiyle, bunları harp esiri sayacağını belirtmiştir. Sadrazamın, böyle bir harekete kesin olarak teşebbüs edilmemesini bildiren telgrafı üzerine, Mustafa Kemal kararını vermiştir. 6 Kasım 1918 günü şifre telle yerine tayin edilecek bir kumandanı beklediğini açıklamıştır.

O günlerde Harbiye Nazırlığı ile Sadrazamlığı birlikte yürüten Ahmet İzzet Paşa, Mustafa Kemal Paşa'ya Padişahın emrini bildirmiştir. Ahmet İzzet Paşa'nın telgrafına göre, Iradei Seniyye (Padişahın Emri) ile, Yıldırım Orduları grubu ve 7. Ordu Karargahı dağıtılmış, Mustafa Kemal Paşa da Harbiye Nezareti emrine verilmişti.

Mustafa Kemal Paşa görevini Adana'daki 2. Ordu Kumandanı Nihat (Anılmış) Paşa'ya devrederek durumu, 10 Kasım 1918 günlü 629 sayılı telgrafla, birliklerine bildirmiştir. Aynı konuda, Harbiye Nazırına da 630 sayılı şifre telini göndermiştir.

Mustafa Kemal, 10/11 Kasım gecesi Adana'dan ayrılırken askeri birliklere gönderdiği veda yazısı iki cümleden oluşmaktaydı:

“Tebliğ olunan iradei seniyye (padişah emri) üzerine bu gece (10/11-11-1918} hareket edeceğim. Bütün silah arkadaşlarıma veda ederim. M. Kemal”

Yıldırım Orduları Grup Kumandanı Mustafa Kemal Paşa, İskenderun Limanı önlerinde, İngilizlerin karaya çıkma teşebbüslerini haber almıştır. Aynı gün İstanbul’a Başkumandanlık Erkanı Harbiye Riyaseti’ne Adana'dan 568 ve 435 sayılı şifre telgraflarını göndermiştir.

4.11.1918 günü Başkumandanlığa gönderdiği yıldırım telgrafında da, mütareke hükümlerinin bazı maddeleri hakkında "Adana Postanesinde" makine başında, cevap beklediğini bildirdi.

Mustafa Kemal'in vatanı ve ulusu düşmanlardan kurtarmak için kafasında oluşturduğu düşüncelere temel olan olayların öyküsü budur. Büyük Zafer'den sonra Adana'ya ilk geldiği gün (Bende bu vakayün ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana'da doğmuştur.) sözü, yukarıda belirttiğimiz olaylardan kaynaklanmıştır. Bu tarihi söz, Adana'da yapılan Atatürk abidesinin mermerine yazılmak suretiyle, tarihe mal edilmiştir.

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
   
   
   
   
   
   
 
www.adanadan.biz   Hakkımızda | Kullanım Koşulları |  Gizlilik Sözleşmesi  | Bize Ulaşın
 
© 2006, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]