Pamuk Tarlaları, Adana
 
 
 
 
   
  ADANA  
   
 
Kulaktan kulağa dolaşan Adana efsaneleri
Bir Mühendislik Harikası: Alman Köprüsü
Adana tarihinin zenginlikleri
Adananın İlçeleri
Kebap Adana`da yenir...
 
  LİNKLER  
 
Cebit 2013 Hannover Tur Programları
Domotex 2013 Hannover Tur Programları
EMO 2013 Hannover Tur Programları
DURU ELEKTRİK & MÜHENDİSLİK
KEŞAN HAZIR BETON
Makina Odası
Saros Körfezi
Baskılı Tişört Modelleri
Sanal Edirne Köprüsü
 
  Adana`da Osmanlılar dönemi  

Yüzyıllar boyu Afrika ve Avrupa'da hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu Adana'da da uzun süre varlık göstermiştir. Adana, özellikle Osmanlı Devleti yönetiminde olduğu süre içinde tarım alanında büyük yenilikler yaşamıştır.

Adana`da Osmanlılar dönemi

Adana'da Osmanlı Devleti'nden önce hüküm süren Ramazanoğulları 1517 yılında, Yavuz Sultan Selim döneminde, Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altına girmiştir. 1608 yılına kadar içişlerinde bağımsız olan Ramazanoğullarının Pir Mansur'un emirlikten ayrılmasından sonra, Osmanlı Devletine katılmıştır. Bu dönemde de Adana Osmanlı Devletine bağlı bir eyalet haline getirilmiştir.

Bağdat seferine çıkan 4. Murat 1638 yılında Adana'dan geçmiş ve Vakıf Sarayın­da misafir edilmiştir. Yeniçeri Ocaklarını belli bir idareye sokarak kısa bir süre İmparatorlu­ğun duraklamasını önleyen Sultan Murat devrinde Adana’nın ekonomisi tekrar düzel­meye başlamıştır. Özellikle tarım alanında artan gelişme Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa ve oğulları zamanında daha da hızlanmıştır. Fakat Köprülü Paşaları izleyen tarihlerde İmparatorluktaki gerileme, Adana’yı de etkisi­ altına almakta gecikmemiştir. Adana Şer'i Mah­keme sicillerinden öğrenildiği kadarıyla 18. yüzyılın ortasında salgın hastalıklara bulunmuş ekonomik ve tarımsal faaliyetler tamamen çıkmaza girmiştir.

Tarım alanındaki gerileme ve buna kar­şılık devlete verilecek vergiler ve borçlar 1777–1786 yılları arasında karışıklıklara yol aç­mış, böylece devletin otoritesi zayıflamıştır. Böylece 1787 yılında Payaslı Küçük Alioğlu devlete karşı ayaklanmış ve 1793'de ise Toroğlu Alibey Tarsus çevresinden akıncılar gönderip Adana şehrini dört ay yönetimi altında tutmuştur.

Adana bir ara Osmanlı Devletine isyan eden Mı­sır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından işgal edilerek, 1833 yılında Kütahya Antlaşmasıyle Mısır’a verilmiştir. Fakat ilerleyen zamanlarda 1840 yılında Londra antlaşması ile tekrar Osmanlılar'a geçmiştir.

İbrahim Paşa tarıma önem vermiş, iş­çilerin aldıkları ücretleri ve sosyal yaşamlarını yeniden dü­zenlemiştir. Kıbrıs'tan buğday, arpa cinsleri ile Suriye ve Mısır'dan şekerkamışını Adana ya getirtmiştir. Gerileme devrinde yönetimde görülen aksaklıklar yüzünden 19. yüzyılın başından itibaren Çukurova'da yeniden yer yer derebeylerde artış gözlemlenmiş ve aralarındaki çatışmalar halkın huzurunu bozmuştur. Tarsus'da Kelağa Oğlu Mehmet Ağa, Kara­isalı'da Menemenci Oğulları, Kozan'da Kozanoğulları, bölgesel derebeylik kurmuşlar ve Devleti tanımamışlardır.

Devrin padişahı Derviş ve Cevdet Paşa­ların emrindeki İslah Tümenini Çukurova'ya göndererek Ali Küçükoğulları ve Kozanoğullarının derebeyliklerine son vermiştir. 1865 Yılından itibaren göçebe aşiretlerin bir kıs­mı Ceyhan, Osmaniye, Bahçe ve Kadirli bölgelerine zorla yerleştirilmişlerdir. Yerleşmek istemeyenlerin bir kısmı Suriye'ye kadar gitmişlerdir. Çukurova'ya yerleşen halka Devlet pa­rasız toprak ve fidan dağıtara bu kişilerin tarımla uğraşmalarını sağlamıştır.

II. Mahmut devrinde başlayan yenilik hareketleri 1839'da Sultan Abdülmecit'in Tanzimat Fermanından sonra daha da çok artmıştır. 1856 Paris Antlaşması ile başla­yan batılaşma isteği Adana'da kendisini gös­termiştir. Bu esnada bahsedilen isyanların bir kısmı bastırılmıştır.

Ancak, 1856 Paris Antlaşması kararları doğrultusunda dış devletlerden alınan borç para ge­rektiği gibi kullanılmamış ve bu yüzden Devlette ve Adana’da getirdiği rahatlama çok kısa sürmüş­tür. Sultan II. Abdülhamid alacaklı devlet­lerden borçlarının ertelenmesini istemek zo­runda kalmıştır. 1877 Osmanlı Rus Savaşı­nın giderleri de dayanılamıyacak kadar ağır olmuş, Devlete gereksiz borçlar yüklemiştir. Sonuç olarak 1881'de Dûyun-u Umumiye (Genel Borçlar) kanunu ile halk vergiden ve hükümet’de borçtan kurtulamamıştır.

Bu arada Batum, Kars, Ardahan ve daha sonra Rumeli ve Af­rika'da birçok yer kaybedilmiş, bunun su­çu zamanın hükümetine yüklenmiştir. Birçok yerin kaybedilmesinin sorumluluğunu za­manın aydınları Sultan II. Abdülhamid'in diktatörlüğüne bağlamaktaydılar. Edinilen bilgilere göre bu kişiler kendi aralarında partiler kurarak devlete muhalefet kurmaya başlamışlardır. Üniversite öğ­rencileri ve Avrupa'daki Jön Türkler çalış­malarını arttırarak Sultan Abdülhamid'e Meşrutiyeti uygulatmak istediler. 1876 yılın­da I. Meşrutiyeti kabul edip, daha sonra Meclisi de fesh ederek Mutlakiyet yönetimine dönülen II. Abdülhamid devrinde zamanın özgürlükçüleri (Jön Türkler) İstanbul'­dan zorla uzaklaştırılmışlardır.

O dönemde ünlü şair Ziya Paşa Adana’ya vali olarak gönderilmiştir. Ziya Paşa Adana'da özellikle kültür alanında yenilikler, çalışmalar yapmıştır. Adana’ da da vefat etmiştir. Mezarı kendi adıyla anı­lan Ziyapaşa Parkında bulunmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu (1878) Berlin Kongresinden sonra hızla elindeki toprakla­rı kaybetmeye başlamıştır. Yıllarca süren savaş­lar, parasızlık ve çeşitli yokluklar içerisinde 20. Yüzyıla girilmiştir. Yemen savaşına katılan binlerce Adanalı geri dönemeyerek şehit ol­muşlardır.

14 Temmuz. 1908 günü II. Meşrutiye­tin ilanından bir yıl sonra 13 Nisan 1909'da Hıncak ve Taşnak Ermeni komitecileri yur­dun bir çok illerinde olduğu gibi Adana'da da karışıklık çıkmıştır. 31 Mart olayının hemen ikinci günü yapılan Ermeni ayaklan­masına halk karşı çıkmıştır. Adana’da ki karışıklıklar di­ğer illerden daha politik hazır­lanmıştır. Komiteciler 12. Yüzyılda Çukuro­va'da hüküm süren Kilikya Ermeni Krallığı­nı yeniden hayata geçirme amacını güdüyorlardı. Bu bölgede bir iktidar istiyorlardı. Bunun için Avrupa Devletlerinin dikkatini çekebilecek bir çok yolu denemişlerdir. Fakat bunu ba­şaramamışlardır. Adana Valisi Cemal Paşa du­ruma el koymuştur. Ermenilerin bir kısmı Dev­let zoruyla Suriye taraflarına sürülmüşlerdir.

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
   
   
   
   
   
   
   
 
www.adanadan.biz   Hakkımızda | Kullanım Koşulları |  Gizlilik Sözleşmesi  | Bize Ulaşın
 
© 2006, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]